İstanbul Resim Heykel Müzesi (1)

featured

İstanbul Resim Heykel Müzesi uzun süren çalışmalar sonunda yeniden kademeli olarak 2021 yılının bitimine doğru açıldı. Bilindiği üzere 2012 yılından beri restorasyon, yeniden bina düzenlemesi çalışmaları nedeniyle kapalıydı. Bundan dolayı eserler farklı yerlerde sergileniyordu. Sonuç olarak İstanbul kültürel ve sanatsal güzelliğinin bir merkezine tekrar kavuşmuş oldu.

Türk resmi Batılı anlayışla bir sanat şekline 19.yüzyılın sonlarına doğru evrildi. Bu zamandan itibaren Batı kadar olmasa da birçok Türk sanatçı eserler üretti. Asker ressamlar bu bahsedilen dönemden itibaren başrol oynadı. Asker ressamlar olarak isimlendirilmelerinin nedeni; bu dönemde teknik derslerden biri olarak kabul edilen resim, askeri okullarda müfredat içerisinde yer ediniyordu. Bu tür okullarda eğitim aldılar. Dolayısıyla ilk sanatçılar bu okullardan çıktı. Ama sadece bu askeri okullarda eğitim almakla da kalmayıp, çeşitli resim akademilerinde de eğitim aldılar. Şeker Ahmet Paşa, Seyid Rıza hatta İbrahim Çallı bu ressamlarımızdan birkaçı olarak sayılabilir.

Sanay-i Nefise Mektebi’nin (Günümüzün Mimar Sinan Üniversitesi) 1883 yılında açılmasıyla sanatsal gelişmeler ivme kazandı. Elbette bu ivmenin ilk yol açıcısı Osman Hamdi Bey oldu. Resim konusunda teşkilatlanma, eğitimsel yani tekniksel gelişme ve dünya çapında etkileşim bu ivmenin bir özetidir.

Osmanlı Ressamlar Cemiyeti, Müstakil Ressamlar ve Heykel Tıraşlar Birliği gibi kuruluşlar, Çallı Kuşağı ve D Grubu gibi resim gurupları cumhuriyetin 50’li yıllarına kadar kademe kademe oluştu. Ve günümüze kadar da Türkiye’de resim sanatı gelişti. Sanatçılar yaptıkları eserlerde kendi ruh dünyalarını, dönemin tarihini ve zevk anlayışını yansıttılar. Ve böylece belge ve bellek oluşturdular. Dolayısıyla kısaca Türk resminin tarihçesini verdikten sonra İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin ve buna benzer Türkiye’deki müzelerin önemi biraz olsun ifade edilmiş oldu.

İstanbul Resim Heykel Müzesi’ni tarihinde Atatürk’ün payı büyüktür. 1937 yılında açılan müze 1970 yılına değin ülkenin en büyük sanat müzesi olma özelliğini korumuştur. İçerisinde çeşitli antik heykellerin, ünlü Batılı ressamların eserlerinin olmasının yanı sıra birçok Türk ressamın ve heykel tıraşının eserlerini barındırmasından dolayı hem estetik hem de kültürel bir hafıza özelliği taşır. Hatta müze Anadolu’daki birçok sanat galerisi ve müzeyi de içinde barındırdığı eserlerle desteklemektedir.

Nihai olarak varlığı oldukça önemli olan müze uzun süren emeklerden sonra tekrar açıldı. Çeşitli söylentilere göre bu bekleyişte birçok eser zarar görmüş. Umarım öyle değildir. Fakat Türkiye’nin bu konuda karnesinin iyi olmadığı bilinmekte.

Bilindiği üzere İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin sorumluluğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne ait. Ve özellikle üniversitenin ilk kadın rektörü olan Prof.Dr. Handan İnci hanım müzenin sağlıklı bir şekilde bitirilmesi ve kısa sürede açılması için çok uğraşmış. İnci hanım 2019 yılından itibaren rektörlük yapıyor. Açılış sonrası izlenimlere göre müze gayet modern ve ziyaretçiler için pratik bir anlayışta oluşturulmuş. Ve bilimsel şekilde eserlerin korunduğu ve sergilendiği ifade ediliyor.

Müzeye boğaz ayrı bir hava katıyor. Ayrıca müzenin kafesinde oturup arkadaşlarınızla o atmosferi çay, kahve içerek paylaşabiliyorsunuz.

Bir sonraki yazıda müzenin bölümleri ve bu bölümlerde sergilenen eserler üzerinde durulacak.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
İstanbul Resim Heykel Müzesi (1)