Behbud Han Cevanşir’in mezarı bulundu “Nur ol zülmeti boğ, nar ol zulmeti yak”

featured

İstanbul’un işgal faciasını yaşadığı 13 Kasım 1918-6 Ekim 1923 döneminde meydana gelen olaylar bizim için çok önemlidir. Yaşadığımız müessif hadiselerin  başında Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in,Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey’in idamı,Mareşal Fuat Paşa’nın intiharı[1],Behbut Han Cevanşir’e yapılan suikast gelir.  Bu hadiseleri görmezden gelerek  o dönem İstanbul’unun gece hayatından sinemasından ,tiyatrosundan bahseden kaynak bizce muteber değildir.

Azerbaycan Cumhuriyetinin ilk defa bağımsızlığını ilan ettiği dönemde, İçişleri Bakanı olarak  birçok tarihi hizmet gerçekleştiren Behbut Han Cevanşir ,Azerbaycan Cumhuriyetinin Ruslar tarafından işgali sonrası, kendisine suikast yapılacağı endişesiyle Osmanlı Devletine sığındı. İşgal altındaki İstanbul’da  ,İngiliz baskısı,kurban arama siyaseti,  Ermeni intikam hareketi ,hüküm sürmekteydi.

10 Nisan 1919 da Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey,5 Ağustos 1920 de Urfa Mutasarrıfı Mehmet Nusret Bey İstanbul’da idam edilmiş,19 Haziran 1920 ‘de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin ilk Başbakanı Fetali Han Hoyski Tiflis’de, 19 Temmuz 1920’de Azerbaycan Parlementosu eski başkan yardımcısı Hasan Bey Agayev Tiflis’de ,15 Mart 1921 de Talat Paşa Berlin’de ermeni teröristler  tarafından şehit edilmişti .

Behbut Han Cevanşir, Malta’da sürgün tutulan yakın dostu Ahmet Ağaoğlu’nun evinde bir süre kaldı. Kaldığı ev Anadolu’ya geçmek isteyen mücahitlerin saklandıkları yerlerdendi. Muhtemelen kendisi de Anadolu’ya geçecekti. Yük olduğunu düşünerek bir süre sonra ayrılmak istedi [2].”

Behbut Han Cevanşir , kardeşinin ailesi ile Pera Palas Oteline yerleşti. 18 Temmuz 1921 günü ailece gittiği Tiyatro gösterisi dönüşünde,  Ermeni terörist Misak Torlakyan tarafından Pera Palas Oteli yakınında şehit edildi. Katil hemen yakalandı.Yargılama sonucu suçlu bulunması gerekirken İngilizlerin mahkemeye baskı yapması sonucu “hastadır cezai ehliyeti yoktur “sahte raporuyla  ,  Talat Paşa’nın katili Soğomon Tehlerian’ı serbest bırakan Berlin mahkemesi gibi katil serbest bırakıldı.

Tevhid-i Efkar gazetesi 30 Temmuz 1922 sayısı “Millet-i Hıyanet’in şehadetlerine vesile oldukları azizi milliyetperverlerimiz -Talat Paşa merhum,-Sait Halim Paşa merhum,-Cemal Paşa merhum,-Baha Şakir Beğ merhum,-Cevanşir Han merhum yazısıyla Behbuthan Cevanşir den söz etti.

Bu cinayetin üzüntüsü Türk milletin bağrında derin iz bıraktı.

Mezartaşı kitabesini dönemin  büyük şairlerinden Celal Sahir (Erozan) yazdı.

O dönem İstanbul’da yaşamış ve Pera Palas’da kalmış olan Amerikalı yazar John Dos Passos bu hadiseyi üstü kapalı anlatmıştır [3].

Cumhuriyet döneminde  Sağlık ve Milli Eğitim Bakanı görevi yapmış olan Dr.Rıza Nur Milli Kıyam isimli   anılarında Behbuthan Cevanşir’den bahsetmiştir [4] Rıza Nur Türkiye Cumhuriyeti heyet başkanı olarak Ruslarla anlaşma yapmak üzere Moskovaya gittiği sırada tanıdığı Behbuthan Cevanşir’i kitabında anlatmıştır.

Behbut Civanşir adında birini tanıdım.Genç,güzel yüzlü,fevkalade zeki ve bilgili biri.Vaktiyle Almanya’da mühendislik öğrenimi görmüş.Bolşeviklik aleyhinde imiş.Ruslardan önceki milli Azerbaycan Cumhuriyetinde vezir(bakan) imiş.Ruslar gelince kendisini hapsetmişler.Petrol rafinerilerini kimse dürüst işletememiş.

Civanşir’i çıkarıp başına geçirmeye mecbur olmuşlar. O da işi yoluna koymuş.Bu adam pek Türkçü ve vatanperver.Bana önenmli bilgiler verdi .Bu bilgiler Rusların ileri gelenlerinin kendi yanında ,sohbet ve sarhoş aleminde söyledikleri sözlerdi.Bunlardan da Stalin’in önemi ve muahedeyi yapmaya başaracağımız anlaşılıyordu.

Civanşir’i Moskovadan dönüşte Tiflis’te gördüm.O zaman Ruslar Gürcistan’ı almışlardı.Onu oradan petrol ticareti için İstanbul’a yolladılar.Civanşir zaten onların arasından kaçmak istiyordu..İstanbul’da,Beyoğlunda Pera Palas otelinde kalmış.Vaktiyle bakan iken Ermeniler Karabağ’a saldırmışlar,Türkleri katletmişler.Civanşir de asker gönderip Karabağ’ı Ermenilerden geri almış.

Bu sebeple birgün Ermeniler otelin yakınlarında zavallıyı vurup öldürdüler.Civanşir’e hala yanarım.Böyle zeki,aklıbaşında,vatansever Azeri Türk’ü görmedimdi.Çok önemli bir Türk kaybedilmişti.O zaman İstanbul’da İngilizler’in Divan-ı Harbi vardı.Ermeni’yi berat ettirdi..Güya Cevanşir,bakü’de Bakan iken Ermenileri katletmiş imiş.Berat kararına sebep budur.Gülünç şey ! Buna adalet denmez ,edepsizlik denir.Oysa iş başka.Ermeniler Azerbaycan’ı,hiç olmazsa Karabağ’ı istila etmek istiyor.larmış.Azeri hükümeti de tabii buna karşı koyuyormuş.

Kısa zaman sonra Behbut Han Cevanşir cinayeti unutulur. Hakkında yazı yazılan çok az sayıdaki kitapta  nereye gömülü olduğu kayıtlı değildir. Azerbaycan’daki akrabaları bile kabrin nerede olduğunu bilmemektedir .!

Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği, Şehit Behbut Han Cevanşir’in kabrinin bulunması ve kamuoyu ile paylaşılması konusunu görev kabul eder .

Şehidimizin resmi bulunur. Aranan bilgi Azerbaycan Bakü’den gelir . İldeniz Abbaslı , mezar hakkında  Prof.Dr.Edhem Eldem’in  “İstanbul’da Ölüm” eserinde ve Ayşe Hür’ün Edhem Eldem’in kitabını tanıttığı makalesinde bilgi bulunduğunu yazar.

Edhem Eldem ,”İstanbul’da Ölüm,”[5] eserinde ,ölüm konusunun mezartaşlarımıza yansımasının örneklerini vermektedir.Şehit Behbut Han Cevanşir’in mezartaşında yer alan Celal Sahir’in şiiri dikkatini çekmiştir.Hadisenin özünü görmezden gelerek “Ölümün kine dönüştüğü an” başlığıyla hüküm vermiş!, Behbut Han Cevanşir’i “Turancı politikalarıyla tanınan bakan,Karabağ’da Ermenilere saldırmış,bu yüzden de Ermeni milliyetçilerin hedefi haline gelmişti.” diyerek tanıtmakta” Mezarını Siyasi ve ideolojik bir söylem uğruna dikilmiş bir heykel ya da anıt” olarak tarif etmektedir. Bu, yanlış ve çirkin tanımlama ,konu hakkında bilgisi olmayanları yanıltan bir açıklamadır.

Yazar, mezar taşında kin mesajı verilmesini doğru bulmamaktadır. Bu yorum çok uzun zamandır kamuoyuna  “siyasi maksatlarla Türk insanına ne yapılırsa yapılsın asla karşılık vermeyin, telkinlerinin örneği olmaktadır.

Bunun sonucunda terörist örgütler “ne yaparsak yapalım Türklerde,Türk Devleti de bize karşılık vermeyecektir,Türkleri öldürmemeye deymez, Haydi cinayete”! sonucunu çıkartılacaktır.

İstanbul’un işgal altında olduğu bir ortamda Ermeni terör örgütünün işlediği cinayet,İngiliz mahkemesinin katili serbest bırakması ,ermeni terör örgütünün işlediği cinayetlerin öncesi ve sonrası yazarı hiç ilgilendirmemektedir . Yazarın yorumu yaralayıcı olup, onun bu çalışması bize şehidimizin kabrinin yerini öğrenmemizi sağlamıştır.

Azerbaycan Kültür Ateşesi görevi sırasında Behbut Han Cevanşir cinayeti hakkında yazılı eserin basımına öncülük eden[6]  Prof.Dr.Fethi Gedikli ile  İstanbul-Beşiktaş Yahya Efendi Dergahında yaptığımız  araştırma ile Behbut Han Cevanşir’in kabri bulundu.Fethi Bey Osmanlıca mezartaşı kitabesini okuyunca gerçek ortaya çıktı.

 

KARANLIKTAN CÜRET ALDI BİR SIRTLAN

ONUN PENÇESİNDE CAN VERDİ BİR ŞİR

BİR YIĞIN KEMİKTİR TOPRAKTA KALAN

CENNETE YÜKSELDİ BEHBUT HAN CEVANŞİR

 

YOLCU BU GÖRDÜĞÜN BİR MAKBER DEĞİL

ZÜLME  ZEBUN OLAN HAKKIN HEYKELİ

GEÇME DUR ÖNÜNDE HÜRMETLE EĞİL

LANETLE AN HAKKA SALDIRAN ELİ

 

ASLA UYUMASIN BEYNİNDE KİN’İN

MUKADDES BORCUNDUR İNTİKAM ALMAK

İSTERSEN YAŞASIN MİLLETİN DİN’İN

NUR OL ZÜLMETİ BOĞ,NAR OL ZULMETİ YAK

Celal Sahir (Erozan)

Tarih-i vefatı 12 ZİLKADE 1339

18 Temmuz 1337

ŞEHİDEN VEFAT EDEN MERHUM BEHBUT HAN CEVANŞİR’İN HABGAH-I EBEDİYESİDİR.

Yevm-i Salı   RUHUNA FATİHA

 

Behbut Han Cevanşir’in cinayete kurban gitmesi, İstanbul’un işgal altında olduğu bir dönemde Türk milletini üzüntüye boğar. İngiliz Mahkemesi katili serbest bırakmak için Türk milletini yargılama yolunu seçer   ve katil Torlakyan  serbest bırakılır,ABD ye kaçar, uzun yıllar yaşar.

Behbut Han Cevanşir’in çocuğu yoktur.Kardeşinin torunu ünlü KBB Profösörü,Behbut Cevanşir tenisçi kişiliğiyle popüler ,varlıklı bir insandır. Dedesine sahip çıktığı yönünde herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır..

Behbut Han Cevanşir 92 yıl sonra  20 Temmuz 2013 günü   şehit edildiği Pera Palas oteli önünde yere kırmızı karanfiller bırakılarak törenle anıldı..

İstanbul Türk Birliği Platformu’nun düzenlediği Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100 ncü yılı kutlama töreninin gerçekleştirildiği 28 mayıs 2018 günü  Abide-i Hürriyet Anıtında düzenlenen  program sonrası, Edirnekapı Şehitliğindeki Nuri Paşa’nın mezarı,Beşiktaş Şeyh Yahya Efendi Mezarlığındaki Halil Paşa’nın ve Behbuthan Cevanşir’in mezarları da ziyaret edildi.

Şehit  Behbut Han Cevanşir,  unutmamamız gereken bir değerimizdir,saygı ve rahmetle anıyoruz.

Dipnotlar:

[1] Abdurrahman Bozkurt-İtilaf Devletlerinin İstanbulda işgal yönetimi,Atatürk Araştırma Merkezi s.93 “Bir İngiliz müfrezesi köşkünü kuşatarak Maraşal Fuat Paşa’yı tutuklamak istedi.Buna karşı çıkan paşa dört İngiliz askerini öldürdükten sonra intihar etti.

[2] Samed Ağaoğlu-Babamın Arkadaşları,Nebioğlu Yayınevi,İstanbul,s.133

Bu konuyu Samed Ağaoğlu anlatmaktadır. Bu felaket senelerinde babamın esarette veya uzak yerlerde olan arkadaşlarının ailelerinin de nihayetsiz bir şevkatle imdadına koşmaya çalışıyordu.Hatta tesellisini biraz da felaketin müşterek olmasında bulmuştu.İşgal altındaki İstanbul’da çocuklarının ellerinden tutarak mitinglerden mitinglere gidiyor,bunları hazırlayanlara yolları gösteriyor,Anadolu’ya geçmek için birkaç gün gözden kaybolması gereken dostları evimizde saklıyor,cesaretini daha ileri götürerek Ermeni fedailerinin şiddetle takip ettikleri Behbut Han Cevanşir’i pervasızca evinde gizliyordu….Behbut Han evimizde on,on beş gün kaldıktan sonra kendisine artık hiçbir şey yapamayacakları kanaatiyle meydana çıkmaya karar verdi.Annem buna şiddetle itiraz etti: ”Hayır,dedi,sokağa çıktıktan 24 saat sonra seni öldürecekler!” Annemi dinlemeyen Behbut Han hakikaten iki gün sonra Ermeni fedaisi Torlakyan tarafından Pera Palas önünde bir gece yarısı öldürüldü.

[3] John Dos Passos,Avrupa Güneşinin doğduğu yere yolculuk.İstanbul ve Anadolu’da Batılı gezginler.Pera Palas s.219-220 …Azerbaycan.Azerbaycan.Ölen Azerbaycan elçisiydi.Sakalı bir Ermeni kapıda durmuş ve ateş etmişti.Gözlüklü tüysüz bir adam,bir Bolşevik ajanı elçiye kadar ilerlemiş ve ateş etmişti.

[4] Rıza Nur-Milli Kıyam Milli Mücadelenin iç yüzü,Toker Yayınları Yalçın Toker,s.171 1994

[5] Edhem Eldem-İstanbul’da ölüm,Osmanlı-İslam Kültüründe Ölüm ve ritüelleri,Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi,2005

[6] Ahmet Cemaleddin-Torlakyan Davası , Behbut Han Cevanşir’in katli.

Behbud Han Cevanşir’in mezarı bulundu “Nur ol zülmeti boğ, nar ol zulmeti yak”