Mavi Vatana İhanet

cihat-gundogu-1-1-1
Daha Fazla Göster

Daha önce birçok yazımda siz okuyuculara Mavi Vatan kavramını kalemim yettiğince anlatmaya çalıştım. Mavi Vatanı korumak Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir ferdinin ortak görevi olduğu bilincine sahip olma zorunluluğumuz güncel gelişmeler ile tekrar kendini hatırlattı.

Mavi Vatanı korumak yalnızca sınırlarını Donanmamız ile koruma anlamında algılanıyor. Oysa kendi evimizi temiz tutmak zorunda olduğumuz gibi denizlerimizi de aynı ölçüde temiz tutmalıyız. Peki bunu yapabiliyor muyuz? Sorusunun cevabını Kasım ayından bu yana Marmara Denizi veriyor. 25 milyon insanın, sanayi kuruluşlarının atıklarının, kurallara uymayan deniz araçlarının getirdiği sonuç; Marmara Denizi ölüyor…

Bu günlerde Marmara Denizi su üstü ve zemininde Müsilaj ile kaplı. Müsilaj; Dünya denizlerinin tümünde görülebilen, bakteriler ile birlikte tek hücreli canlıların değişen ortam şartlarına verdiği tepki olarak özetlenebilir. İçerisinde ki protein su ile birleşince kümelenmeye sebep oluyor.

Müsilajın bu derecede fazla oluşabilmesi için su sıcaklığının ortalama sıcaklığın 2 derece üzerinde olması, Marmara nüfusunun yalnızca kanalizasyon atıklarının bile çoğu noktada derin deniz deşarjı adı verilen sözde sistem kullanılarak Marmara ya boca edildiği gerçeği, Türkiye sanayisinin yarısı Marmara denizi çevresinde olması ile bu sanayi kuruluşlarının atıklarının yüzde 1 inin bile Marmara ya boşalmasının yeterli miktarda kirliliğe sebep olacağı gerçeği önümüzde duruyor.

Ticari Bahriyemizde 2. Zabit (3.Kaptan) olarak görev almaya devam eden, tabiri caizse ekmeğini denizden çıkaran, Türk milletinin bir ferdi olarak Marmara Denizi’nin kirlenmesinde Marmara Denizinde limanda ya da açıkta olan deniz taşıtlarının içerisinde kurallara uymayan azımsanmayacak bir kısmının payını da görmezden gelmemek gerektiği düşüncesindeyim. Biraz daha açık olmak gerekirse;

Gemiler denizleri aşağıda yazdığım sebepler neticesinde kirletir:

-Sintine, kirli ballast veya ambar/tank yıkama sularının denize basılması

-Çöp ve katı atıkların denize atılması

-Güverte yıkanması sonucu oluşan yağ ve atıkların denize verilmesi

-Gemi bordasında, denizi kirletecek ölçüde raspa ve boya işlerinin yapılması

Bu faktörlerin sonucu olan deniz kirliliğine önlem amacıyla International Convention fort he Prevention of Pollution from Ships (MARPOL) anlaşması 1973 yılında imzalandı. 1978,1983 ve 1997 tarihlerinde kapsamı genişletildi. Her gemi Marpol’e tabidir. Fakat kâğıt üzerinde sözde kayıtlar tutulsa da uygulama safhasında sorun bulunmaktadır. Örneğin İzmit Körfezi’nde a limanına bir geminin birkaç günlük bekleme sonrası yanaşacağını düşünün. Geminin sintine tankının 3 tonluk bir tank olduğunu var sayalım. Gemide 10 kişinin atıkları, kullanım suları sonucunda bu tank 1 ya da 2 gün sonunda dolar. Boşaltılmazsa taşar. Buna çözüm olarak atık barçlarına bu atıklar limanda veya açıkta verilir. Bu istisnai limanlar haricinde ücrete tabidir. Birçok gemi bu miktarı ödemek yerine kolay yolu tercih eder. Gece karanlığında yavaş yavaş denize boca eder… Bu maalesef bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır.,

KISA VE ORTA VADEDE NE YAPILABİLİR?

Kısa vadede bir acil eylem planı oluşturulmalıdır. Marmara Denizi acilen Müsilaj dolayısıyla Marpol kapsamında özel alan olarak ilan edilmelidir. İyi bir atık yönetimi yapılmak zorundadır. Bu atık yönetimi TBMM tarafından kanunlar ile desteklenip uygulanması zorunlu kılınmalıdır. Denize arıtılmamış boşaltım yapılması kanunen caydırıcı cezaya tabi olmalıdır. Deniz ile bağlantısı bulunan Sanayi kuruluşlarının daha iyi denetlenmesi açısından tam zamanlı denetçilerin görevlendirilmelidir. Bu denetçiler de sıklıkla denetlenmelidir. Gemilerin çok daha iyi denetlenmesi gerekmektedir. Bu denetlemeler Havadan ve denizden 24 saat süreyle yapılmalıdır.

Orta vadede sürdürülebilir bir çözüm olarak 7’den 70’e Türk Milletini bilinçlendirmek zorundayız. Bu bilinç çerçevesinde gelişmiş ülkelerde gördüğümüz gibi çöpleri önce evlerimizde ayrıştırmalıyız. Kanal İstanbul projesinin çöp denizi olan Karadeniz ile özellikle bu kirliliğin kaynağı olan Tuna havzasının uc kısmından açılacak olmasının Marmara denizine çöpü boca etme anlamına geleceği de bilimsel açıdan bir gerçektir. İlgili çed raporları bu konu es geçilmeyerek güncellenmelidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Mavi Vatana İhanet